Bitis
Ormanin icinde ilerlerken, ayak seslerimin yapraklar uzerinde cikardigi sesi duyabiliyordum. Her adimda dogayla daha da butunlestim. Bu his, sehirde asla bulamazdim.
Aniden onumde bir dere belirdi. Soguk ve berrakti. Egilip avucuma su aldim ve yuzume surdum. Gozlerimi actigimda karsi kiyida bir golge gordum.
Hareketsiz duruyordu. Ben de hareketsiz durdum. Uzun sure oyle kaldik. Sonra golge dondu ve ormana karisti. Pesinden gitmem gerekip gerekmedigini bilemedim.
Kutuphanenin en arka kosesinde, yillar once ylestirilmis o kitabi bulduğumda ellerim titredi. Kapagi solmus, sayfalari sararmisti. Ama icindeki sirlar hala tazeydi.
Ilk sayfayi actim. Cok eski bir el yazisiyla yazilmisti. Tarihe baktim: 1847. Bu kitap, benden cok once bu kutuphanede yasamis birine aitti.
Satirlari okudukca zamanin nasil gectigini fark etmedim. Disarida gece bastirmisti. Guvenlik gorevlisi omzuma dokundugunda firladin.
O gun hic bitmesini istemedgim gunlerden biriydi. Gunes tam yerindeydi, hava ne sicak ne soguktu. Sanki dunya nefesini tutmustu.
Parkta bir bankta otururken yanima geldi. Tanimiyordum onu ama gulumseyisi tanidikti. Sanki eskiden bir yerden biliyordum.
Sizi daha once gordum mu diye sordu. Hayir dedim. Ama yalan soyluyordum. Ruyalarimda gormusum onu. Defalarca.
Bir sonraki bolumde devam edecek...
Tulin Gur
Bolum Yorumlari (0)