Sok
Deniz kenarinda yururken dalgalarin ritmine kendimi biraktim. Her dalga bir seyi alip gotururuyordu; bir aniyi, bir aciyi, bir pismanliği. Belki de en iyisi buydu.
Kumlar uzerinde oturdum. Cebimdeki o eski fotografı cikardim. Yillar oncesine ait bir an. O zamanlar ne kadar genclik, ne kadar umutluyduk.
Fotografi ruzgara birakmak istedim ama ellerim tuttu. Bazi seyler birakilamaz. Bazi anlar ebedidir.
Sabahin ilk isiklari odama sizdiginda, henuz uykudan uyanmamis gozlerimle tavana baktim. Bu sabah farkliydi. Her sey farkliydi artik. Dun gece yasananlar, zihnime kazinmis gibiydi.
Yataktan kalkarken bacaklarimin tutmadigini fark ettim. Kalbim hizla carpiyordu. Ama korkudan degil, heyecandan. Yillarca bekledigim an nihayet gelmisti ve ben hazir degilim.
Pencereye yaklastigimda bahcede birini gordum. Evet, o oradaydi. Sanki hic gitmemisti. Sanki her sabah orada durmus, beni bekliyordu.
Bir sonraki bolumde devam edecek...
Irem Ozal
Bolum Yorumlari (0)