Karanlik Sular
Sabahin ilk isiklari odama sizdiginda, henuz uykudan uyanmamis gozlerimle tavana baktim. Bu sabah farkliydi. Her sey farkliydi artik. Dun gece yasananlar, zihnime kazinmis gibiydi.
Yataktan kalkarken bacaklarimin tutmadigini fark ettim. Kalbim hizla carpiyordu. Ama korkudan degil, heyecandan. Yillarca bekledigim an nihayet gelmisti ve ben hazir degilim.
Pencereye yaklastigimda bahcede birini gordum. Evet, o oradaydi. Sanki hic gitmemisti. Sanki her sabah orada durmus, beni bekliyordu.
O gun hic bitmesini istemedgim gunlerden biriydi. Gunes tam yerindeydi, hava ne sicak ne soguktu. Sanki dunya nefesini tutmustu.
Parkta bir bankta otururken yanima geldi. Tanimiyordum onu ama gulumseyisi tanidikti. Sanki eskiden bir yerden biliyordum.
Sizi daha once gordum mu diye sordu. Hayir dedim. Ama yalan soyluyordum. Ruyalarimda gormusum onu. Defalarca.
Deniz kenarinda yururken dalgalarin ritmine kendimi biraktim. Her dalga bir seyi alip gotururuyordu; bir aniyi, bir aciyi, bir pismanliği. Belki de en iyisi buydu.
Kumlar uzerinde oturdum. Cebimdeki o eski fotografı cikardim. Yillar oncesine ait bir an. O zamanlar ne kadar genclik, ne kadar umutluyduk.
Fotografi ruzgara birakmak istedim ama ellerim tuttu. Bazi seyler birakilamaz. Bazi anlar ebedidir.
Bir sonraki bolumde devam edecek...
Burak Bozkurt
Bolum Yorumlari (0)