Yolculuk Basliyor
Trenin titredgini hissettim once. Sonra birbiri ardina gelen sesler: Metal ustune metal, camlarin kirilmasi, insanlarin cigliları. Gozlerimi actigimda her yer dumandi.
Etrafima baktim. Hic bilmedigim insanlar yanimda uzaniyordu. Kimisi hareket etmiyordu artik. Kendimi ayaga kaldirmaya calistim ama bacaklarim tutmadi.
Bir el uzandi. Guclu, guvenilir bir el. Haydi dedi biri. Buradan cikmaliyiz. Sesine guvenim. Ellerini tutundum.
Kutuphanenin en arka kosesinde, yillar once ylestirilmis o kitabi bulduğumda ellerim titredi. Kapagi solmus, sayfalari sararmisti. Ama icindeki sirlar hala tazeydi.
Ilk sayfayi actim. Cok eski bir el yazisiyla yazilmisti. Tarihe baktim: 1847. Bu kitap, benden cok once bu kutuphanede yasamis birine aitti.
Satirlari okudukca zamanin nasil gectigini fark etmedim. Disarida gece bastirmisti. Guvenlik gorevlisi omzuma dokundugunda firladin.
Deniz kenarinda yururken dalgalarin ritmine kendimi biraktim. Her dalga bir seyi alip gotururuyordu; bir aniyi, bir aciyi, bir pismanliği. Belki de en iyisi buydu.
Kumlar uzerinde oturdum. Cebimdeki o eski fotografı cikardim. Yillar oncesine ait bir an. O zamanlar ne kadar genclik, ne kadar umutluyduk.
Fotografi ruzgara birakmak istedim ama ellerim tuttu. Bazi seyler birakilamaz. Bazi anlar ebedidir.
Bu hikayenin son bolumuydu.
Caner Kaya
Bolum Yorumlari (0)