Sir
Kapi calindiginda saat gece yarisini geciyordu. Kim olabilirdi bu saatte? Tum vucudum gerildi. Yavasca kapiya yaklastim ve gozlugu kontrol ettim.
Karsimda tanimadigim biri vardi. Yasli bir kadin. Uslenmis gozler, beyaz saclar, morarmis dudaklar. Elinde kucuk bir kutu tutuyordu.
Bu size, dedi sesi kisik ve yorgun. Bu size verilmesini istedi. Kutuyu uzatti ve donup karanlga karisti. Sesi bir daha cikmadi.
Sehrin gurultusu uzakластikca icimde bir huzur belirdi. Belki de bu uzun zamandir aradigim seydi. Sessizlik. Yalnizlik. Kendimle bas basa kalmak.
Kahvemi aldim ve balkona ciktim. Asagida hayat devam ediyordu; insanlar kosusturuyordu, arabalar bagirivyordu, kopekler havliyordu. Ama ben artik onlarin bir parcasi degilim.
Bir seyler degismeli, dedim kendi kendime. Sesi o kadar net duydum ki, sanki baska biri solyemisti. Ama orada yalniz ben vardim.
Deniz kenarinda yururken dalgalarin ritmine kendimi biraktim. Her dalga bir seyi alip gotururuyordu; bir aniyi, bir aciyi, bir pismanliği. Belki de en iyisi buydu.
Kumlar uzerinde oturdum. Cebimdeki o eski fotografı cikardim. Yillar oncesine ait bir an. O zamanlar ne kadar genclik, ne kadar umutluyduk.
Fotografi ruzgara birakmak istedim ama ellerim tuttu. Bazi seyler birakilamaz. Bazi anlar ebedidir.
Bir sonraki bolumde devam edecek...
Zeynep Durmaz
Bolum Yorumlari (0)