Sok
Kutuphanenin en arka kosesinde, yillar once ylestirilmis o kitabi bulduğumda ellerim titredi. Kapagi solmus, sayfalari sararmisti. Ama icindeki sirlar hala tazeydi.
Ilk sayfayi actim. Cok eski bir el yazisiyla yazilmisti. Tarihe baktim: 1847. Bu kitap, benden cok once bu kutuphanede yasamis birine aitti.
Satirlari okudukca zamanin nasil gectigini fark etmedim. Disarida gece bastirmisti. Guvenlik gorevlisi omzuma dokundugunda firladin.
Sabahin ilk isiklari odama sizdiginda, henuz uykudan uyanmamis gozlerimle tavana baktim. Bu sabah farkliydi. Her sey farkliydi artik. Dun gece yasananlar, zihnime kazinmis gibiydi.
Yataktan kalkarken bacaklarimin tutmadigini fark ettim. Kalbim hizla carpiyordu. Ama korkudan degil, heyecandan. Yillarca bekledigim an nihayet gelmisti ve ben hazir degilim.
Pencereye yaklastigimda bahcede birini gordum. Evet, o oradaydi. Sanki hic gitmemisti. Sanki her sabah orada durmus, beni bekliyordu.
Bir sonraki bolumde devam edecek...
Derya Coban
Bolum Yorumlari (0)