Son Sayfa
Sehrin gurultusu uzakластikca icimde bir huzur belirdi. Belki de bu uzun zamandir aradigim seydi. Sessizlik. Yalnizlik. Kendimle bas basa kalmak.
Kahvemi aldim ve balkona ciktim. Asagida hayat devam ediyordu; insanlar kosusturuyordu, arabalar bagirivyordu, kopekler havliyordu. Ama ben artik onlarin bir parcasi degilim.
Bir seyler degismeli, dedim kendi kendime. Sesi o kadar net duydum ki, sanki baska biri solyemisti. Ama orada yalniz ben vardim.
Ormanin icinde ilerlerken, ayak seslerimin yapraklar uzerinde cikardigi sesi duyabiliyordum. Her adimda dogayla daha da butunlestim. Bu his, sehirde asla bulamazdim.
Aniden onumde bir dere belirdi. Soguk ve berrakti. Egilip avucuma su aldim ve yuzume surdum. Gozlerimi actigimda karsi kiyida bir golge gordum.
Hareketsiz duruyordu. Ben de hareketsiz durdum. Uzun sure oyle kaldik. Sonra golge dondu ve ormana karisti. Pesinden gitmem gerekip gerekmedigini bilemedim.
Kutuphanenin en arka kosesinde, yillar once ylestirilmis o kitabi bulduğumda ellerim titredi. Kapagi solmus, sayfalari sararmisti. Ama icindeki sirlar hala tazeydi.
Ilk sayfayi actim. Cok eski bir el yazisiyla yazilmisti. Tarihe baktim: 1847. Bu kitap, benden cok once bu kutuphanede yasamis birine aitti.
Satirlari okudukca zamanin nasil gectigini fark etmedim. Disarida gece bastirmisti. Guvenlik gorevlisi omzuma dokundugunda firladin.
Bu hikayenin son bolumuydu.
Elvan Ozal
Bolum Yorumlari (0)