Sir
Kapi calindiginda saat gece yarisini geciyordu. Kim olabilirdi bu saatte? Tum vucudum gerildi. Yavasca kapiya yaklastim ve gozlugu kontrol ettim.
Karsimda tanimadigim biri vardi. Yasli bir kadin. Uslenmis gozler, beyaz saclar, morarmis dudaklar. Elinde kucuk bir kutu tutuyordu.
Bu size, dedi sesi kisik ve yorgun. Bu size verilmesini istedi. Kutuyu uzatti ve donup karanlga karisti. Sesi bir daha cikmadi.
Kutuphanenin en arka kosesinde, yillar once ylestirilmis o kitabi bulduğumda ellerim titredi. Kapagi solmus, sayfalari sararmisti. Ama icindeki sirlar hala tazeydi.
Ilk sayfayi actim. Cok eski bir el yazisiyla yazilmisti. Tarihe baktim: 1847. Bu kitap, benden cok once bu kutuphanede yasamis birine aitti.
Satirlari okudukca zamanin nasil gectigini fark etmedim. Disarida gece bastirmisti. Guvenlik gorevlisi omzuma dokundugunda firladin.
Sehrin gurultusu uzakластikca icimde bir huzur belirdi. Belki de bu uzun zamandir aradigim seydi. Sessizlik. Yalnizlik. Kendimle bas basa kalmak.
Kahvemi aldim ve balkona ciktim. Asagida hayat devam ediyordu; insanlar kosusturuyordu, arabalar bagirivyordu, kopekler havliyordu. Ama ben artik onlarin bir parcasi degilim.
Bir seyler degismeli, dedim kendi kendime. Sesi o kadar net duydum ki, sanki baska biri solyemisti. Ama orada yalniz ben vardim.
Bir sonraki bolumde devam edecek...
Nur Bilir
Bolum Yorumlari (0)