Kirilma
Deniz kenarinda yururken dalgalarin ritmine kendimi biraktim. Her dalga bir seyi alip gotururuyordu; bir aniyi, bir aciyi, bir pismanliği. Belki de en iyisi buydu.
Kumlar uzerinde oturdum. Cebimdeki o eski fotografı cikardim. Yillar oncesine ait bir an. O zamanlar ne kadar genclik, ne kadar umutluyduk.
Fotografi ruzgara birakmak istedim ama ellerim tuttu. Bazi seyler birakilamaz. Bazi anlar ebedidir.
Ormanin icinde ilerlerken, ayak seslerimin yapraklar uzerinde cikardigi sesi duyabiliyordum. Her adimda dogayla daha da butunlestim. Bu his, sehirde asla bulamazdim.
Aniden onumde bir dere belirdi. Soguk ve berrakti. Egilip avucuma su aldim ve yuzume surdum. Gozlerimi actigimda karsi kiyida bir golge gordum.
Hareketsiz duruyordu. Ben de hareketsiz durdum. Uzun sure oyle kaldik. Sonra golge dondu ve ormana karisti. Pesinden gitmem gerekip gerekmedigini bilemedim.
Kutuphanenin en arka kosesinde, yillar once ylestirilmis o kitabi bulduğumda ellerim titredi. Kapagi solmus, sayfalari sararmisti. Ama icindeki sirlar hala tazeydi.
Ilk sayfayi actim. Cok eski bir el yazisiyla yazilmisti. Tarihe baktim: 1847. Bu kitap, benden cok once bu kutuphanede yasamis birine aitti.
Satirlari okudukca zamanin nasil gectigini fark etmedim. Disarida gece bastirmisti. Guvenlik gorevlisi omzuma dokundugunda firladin.
Bir sonraki bolumde devam edecek...
Gorkem Dogan
Bolum Yorumlari (0)